BÜLTEN 10 / 2004
29 EKİM 1923 TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULUŞU
SANATI ÖNEMSEYİN NEDEN Mİ ?
CUMHURİYET VE SANAT Ender Savaşkurt
CUMHURİYET SANATI EMRE KONGAR'IN YAZISINDAN
Oytun Turfanda CUMHURİYETİN BİR KOREOGRAFI
SUNA KAN BİR Cumhuriyet VİRTÜÖZÜ
CUMHURİYET VE SANAT
Ender Savaşkurt
- Cumhuriyet ve sanat
- Atatürk ve sanatçı

Yıl 1927 … Çankaya köşkü..Verilecek olan davete o sırada Ankara ' da bulunan İstanbul Şehir Tiyatrosu sanatçıları da çağırılır.
Ulu Önder Atatürk bu toplantıdaki konuşmasını sanatçılara övgü yüklü sözlerle noktalar.
'' Hepiniz milletvekili olabilirsiniz…Bakan olabilirsiniz ..hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz.
Fakat SANATÇI olamazsınız.
HAYATLARINI BÜYÜK BİR SANATA VEREN BU ÇOCUKLARI SEVELİM.''

Tüm sanatçıların övünç kaynağı olan bu sözlerin ifade ettiği şey aydınlanmadır.

Dinsel bağnazlığın yaşandığı orta çağ dönemindeki engizisyon mahkemelerinde kilisenin yasaklarına uyan , ancak kilisenin izni ve yönlendirmesi dahilindeki (istençler) onay alır,aksi tutum ve davranışlarda bulunan sanatçı ve bilim adamları cezalandırılır,giyotinle yaşamlarına son verilirdi.

Yeni çağın başlaması ile , aklın hakimiyeti,dinsel bağnazlığı ve kilisenin hakimiyetini kendi içindeki karanlığa gömmüş , insanlığa aydınlık günleri getirmiştir.
Akıl aydınlığı birey haklarını , bilim ve düşün adamlarını,sanatı ve sanatçıları güçlü bir ışığa kavuşturmuştur.

Bu ışık 'AYDINLANMA' devrimidir. ( Rönesanas )
Dörtyüzyetmiş yıl sonra bu ışık ,bu aydınlanma Anadolu toprakları üzerine , 1923 devrimi ile geldi.
Feodal devlet yapısının yerine kurulan LAİK CUMHURİYET' in kurucuları asker ve sivil aydınlar , sıkı bir eğitim seferberliği ile aydınlanma sürecini başlattılar.
Dört beş asır geçse de Anadolu'da 'AYDINLANMA' süreci Mustafa KEMAL Paşa'nın aşağıdaki sözleriyle ateşlendi.

' İnsanlar olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir millet ki , heykel yapamaz,bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz , itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur. Halbuki bizim milletimiz, gerçek nitelikleriyle medeni olamaya layıktır ve olacaktır.'

Bir sanat yapıtına bir resme bir heykele bir tek insan bakmaz .Yığınlarla insan bakar. Bir Romanı bir tek kişi okumaz , yığınlarla insan okur 'Heyecan doğurma aracı , yani duygunun toplumlaşması' olan sanat ,devrimci bir ülkede toplumsal görevini unutmamalıdır..
U- NUT -MA -MA -LI-DIR diyorum …
Bu aydınlanma sürsün ve sürdürülsün diye.
Sanat ve sanatçı bir ulusun duygu yükü ve başarısıdır.
İşte Mustafa Kemal Atatürk'e kulak verelim :
- Güzel sanatlarda başarı ,bütün inkılapların başarılı olduğunun en kesin delilidir. Bunda başarılı olamayan milletlere ne yazıktır.Onlar , bütün başarılarına rağmen medeniyet alanında yüksek insanlık sıfatıyla tanınmaktan daima yoksun kalacaklardır.(1936)

Bugün gelinen noktada sanatçıya,demokratik kitle örgütlerine büyük görevler düşmektedir.
Aydınlanma süreci devam etmeli , yarım kalmamalıdır.bunun için tüm sanat kurumları , sanatçılar , tüm demokratik kitle örgütleri , geleceğin aydınlık TÜRKİYE' sini yaratmak zorundadırlar.
Atatürkçülük , Laiklik dinsizlik olarak gösteriliyor, devrimlere ve bu aydınlanmaya sahip çıkanlar DİNAZOR.

Haydi Tüm DİNAZOR lar gelin devrim ilkelerine ve insanı insan yapan değerlere sıkı sıkıya sarılalım





www.sahneden.com sitesindeki hiçbir bilgi ve resim kullanılamaz.