BÜLTEN 03 / 2005
KADIN & SANAT
SANATI ÖNEMSEYİN
NEDEN Mİ?
27 MART
DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ
BEDİA MUVAHHİT
Türk kadını sahneye çıkmadıkça
8 MART
DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
DANS TİYATROSU & BİR KADIN
Pina Boush
KADIN BESTECİLER
dönemler içinde
KADIN ve SİNEMA
İki kitap / Feryal Saygılıgil
DANS TİYATROSU & BİR KADIN
Pina Bausch







1940 Solingen Almanya’da doğdu. Essen’deki Folkwang Okulu’nda Kurt Jooss direktörlüğünde dans çalışmalarına başladı. 1958 yılında mezun oldu.

Öğretmenler: Trude Pohl, Anne Wooliams, Audrey Harmon, Cleo Nordi, David Poole, Valentin, Prorwitsch, Irén Bartos, Ilona Haan-Ireghy, Gisela Reber, Isa Partsch-Bergsohn, Hans Züllig, Anna Markard, Alfredo Corvino, Walther Nicks, Pearl Lang, Denis Carey, Lucas Hoving, Matt Mattox ve Albrecht Knust.

İlk koreografiler Folkwang Ballett için hazırladığı Fragment dir. Müzik: Béla Bartók

Dünyanın bir çok sahnesinde Koreografileri sahnelendi O’nu bu yazımızda iki eseri ile tanıyacağız.

ZOR DANSLAR ve İSTANBUL BÜYÜSÜ


Zor Danslar: Koreografi - Pina Bausch

Fotoğraf © Jochen Viehoff
Kariyeri boyunca, Alman koreograf Pina Bausch kadar etkili ve çekişmeli olmayı sürdürebilen başka bir Avrupalı dans sanatçısı olduğunu düşünmek zordur. Genç bir dansçı olarak 1959 - 1962 arasındaki 3 yıllık süreçte New York’ta eğitim görmüş olmasına rağmen, Bausch’un tiyatrosunu tanımlayan karanlık, derin bir düşünce ve gerginlik dolu bir dünya görüşü içinde, O’nun duyarlığı tamamen Avrupalıdır.

Bazıları için bir hevesin kaynağı olan bu görüş, bazıları için ise tartışma kaynağıdır. Bausch’un, çoğu bir gece uzunluğunda olan dans çalışmaları, zorlayan soğuk insanlık portresi üzerine farklı üstünlük noktaları önermektedir. Bausch’un danslarındaki en güçlü bölüm, kadınların ve erkeklerin birbirine karşı olan insanlık dışı davranışları ve yaşadıkları dünyanın katı, duygusuz kayıtsızlığıdır.

Bausch’un dansları, devinimsel - görülmeye değer manzaralar olduğu kadar, çok görsel ve yapısaldır. Resmi olarak, Bausch’un tiyatrosu bir “meydan okuma”dır. Kontrolsüzlük yerine, O’nun dans tiyatrosu çalışmaları,uyumsuzluk vitrini ve görsel ve duygusal yapıların bir bileşimi olarak görünmektedir.

Bausch’un Los Angeles’da ilk sahneye çıktığı 15 yıl içinde, Amerikan Post Modern Dansı, kayıp ülkeye giden yolunu bulmuştur, fanilik ve acı, Bausch’un neredeyse kendine özgü uzmanlık alanı olarak görülmektedir. Bunun nedeni, günümüzde dans sanatçılarını Almanya ve Japonya’dan daha uzak bölgelerde sık sık ziyaret eden AIDS ve ağır trajedi ile hüznün hayaletidir. Bugün bütün dünyanın Bausch’un vizyonu ile olan ilk deneyimi onun mutlu gerçeklik değil, hazin ve kasvetli bir gerçeklik olduğudur. Bu, bizi, Bausch’un gelecekle ilgili bazı çok verimli ve çok rahatsız edici sanat çalışmaları olabileceği yolunda saygıya davet etmektedir.

Kaynak: Janice Ross ©1999, Stanford Üniversitesi (Janice Ross Stanford drama Bölümü, Dans Fakültesi’nde, Dans Tarihi ve Eleştri konularında ders vermektedir.) http://prelectur.stanford.edu/lecturers/bausch/


İSTANBUL BÜYÜSÜ
Koreografi - Pina Bausch





Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, Tanztheater Wuppertal-Pina Bausch’u ilk kez 1998 yılında konuk etti. Bu vesile ile, “DER FENSTERPUTZER” (“Pencere Temizleyicisi”) performansı İstanbul seyircisini fethetti. Pina Bausch, İstanbul’u 2000 yılında tekrar ziyaret etti. Bu defa yanında, Lizbon’u çok güzel bir şekilde yansıtan “Masurca Fogo” ile Akdeniz sıcaklığını da getirdi. Böylece, 2002 yılında, “Masurca Fogo”yu, Pedro Almodovar’ın “Talk to Her” performansı ile tekrar çağırmak İstanbul seyircisi için hiç de zor olmadı.

İstanbul’a yaptığı bu iki kısa ziyaretin ardından Pina Bausch’un İstanbul özlemi ile kurduğu hayalin projesini İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı ile hayata geçirmeye karar verdi ve bu gizemli şehir için koreografi çalışmalarına başladı. Üç haftalık bir çalışma dönemi için 30 kişilik grubu ile birlikte İstanbul’a geldi. Şehrin sokaklarını, Pazar yerlerini dolaştı, insanlarla tanıştı, onlarla konuştu, onları dinledi… Boğaziçi’nde ve Haliç’te, Kasımpaşa, Moda, Fatih ve Adalar’da yürüyüşler yaptı… Bu arada, yoğun bir resital dönemi başladı. Resitaller, Wuppertal’da 21 Marta kadar sürdü. Aynı zamanda, İstanbul Projesi de Dünya prömiyeri’ni yaptı. Bu Bausch’un tarzıdır; O, Wuppertal sahnesini, her zaman prömiyerlerinin yapıldığı yer olarak seçer.

Kaynak :www.byegm.gov.tr




www.sahneden.com sitesindeki hiçbir bilgi ve resim kullanılamaz.