| BÜLTEN 02 / 2006 |
 |
|
|
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
G E L İ Ş İ M V E S A N A T
İ n s a n m i m a r i s i
|
|
Bugünün değerleri ve geçerli olan düşünce sisteminin yerini 15 yıl sonra hangi değerler alacak ve bireysel bilgi rekabeti o günün insanından neler bekleyecektir?
İ n s a n m i m a r i s i dediğimizde, bireyi düşünsel ve fiziksel açıdan daha güçlü kılmak, yaratma ve mücadele yeteneğini daha yüksek bir noktaya ulaştırmak için kavramları birbirine en etkin şekilde bağlayan yeni yapıları güçlü bir şekilde kurmayı anlamalıyız.
Kendi içinde küçük atom parçacıkları gibi tutarlı olan kavramlar başka kavram ve düşüncelerle birbirine sıkıca bağlanabilmelidir ki güçlü ve tutarlı organik yapılar oluşturabilsinler. Kavramları ve düşünceleri birbirine bağlayan mimarinin en önemli harcı ise bilim ve sanattır.
Bilim ve sanatın gerisinde kalmış bireyler kavramlar, düşünceler, olaylar ve durumlar arasında bağlantı kurabilme yeteneğinden yoksun olacaktır. Günümüzde gelişen bilgi altyapısı ve yaşamın çağdaş ihtiyaçları bilim ve sanatın önemini daha da arttırmaktadır.
Üzerinde önemle durulması gereken bir diğer nokta ise POP (popüler) kültürün algılanmasıdır. POP hızlı üretilen ve üretimindeki hızdan daha da hızlı tüketilmek zorunda olandır. Hamburgerin tüketim hızı ne ise POP kültürün de hızı odur. Hamburger ne kadar sağlığa faydalı ise POP kültürün de bireye faydası o kadardır.
Kökleri binlerce yıl öncesine uzanan bilgi ve düşüncelerin gelecekte de yeni yapıları oluşturacağını bilmekte, bu nedenle POP’a mesafeli durmaktayız. Bir çok düşünsel olgunun yeşerdiği, değiştiği ve geliştiği büyük bir yolculuk bütünü olan medeniyet tarihinde önemli köşe taşlarından biri olan sanat oluşumunda ve gelişiminde aydınlanma düşüncesiyle iç içe geçmiştir. Klasik kurama yaslanarak gelişen modern sanat dallarının özünde de bu vardır. Kurum olarak pop eğitiminden uzak durmamızın temelinde ‘’ne olduğunu, ne yaptığını bilmek ve hergün değişen, yenilenen dünyaya bu farkındalıkla bakabilmek’’ vardır.
Bizler kurum olarak yarının düşünce mimarisiyle şekilleniyoruz, geleceğin düşünce dünyasının, 2020’li yılların aydınlarını, kendisi ve toplumuyla barışık bireylerini yetiştirmek için çıktığımız uzun bir yolda yürüyoruz.
Diğer bir nokta ise Türkiye’de 15 yaşın altında 25.000.000 insanın yaşadığı gerçeğidir. 20 yıl sonra toplumun bir çok alanında söz sahibi olacak bu genç nüfus çağdaş Türkiye’yi oluşturacaktır. Bu büyük demografik gerçek bireyin içinde bulunacağı yüksek toplumsal rekabeti daha da çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermekte, bilim ve sanat eğitiminin önemini arttırmaktadır. Bu gençlerin sağlıklarına, beyinlerine ve yüreklerine güç katan alanlarla uğraşmaları topluma ve kendilerine yararlı bireyler haline gelmelerinde oldukça önemlidir. Bunun bilincinde olan bir çok ülke sanat çizgilerini yeni kuşaklara etkin bir şekilde aktarabilmek için küçük yaşlardan itibaren başlayan özel programlar uygulamaktadır.
Bizler velisiyle, öğrencisiyle, öğretmeniyle tüm okul ve sanatseverler olarak, geleceğin gençlerinin iç dünyasında fikriyle ve bakışıyla yeni ve güçlü mimari yapıları kurmak için çalışıyoruz.
Öğrencilerimiz geleceğin dünyasına kendi çizgilerini katabilsinler diye...
M.Fatih Güzel
Genel koordinatör
|
 |
|
 |
|
 |
 |
|